Dharma Monk

The Dharma Monk blog is dedicated to sharing ideas & opinions about learning technologies, self development, people and anything in between.

Archive for the category “Sosyal Öğrenme”

İnsan Kaynakları Yönetiminde Web 2.0 Uygulamaları Çağı Başladı-İşbirliği Araçları-3

Doğru Ürün Seçildikten Sonra Yapılması Gerekenler

Bir ürün seçtikten sonraki adım, bunun organizasyonda nasıl ve ne zaman uygulanacağının belirlenmesidir:

  1. Bunun içi işinizi, süreçlerinizi iyice inceleyin, internetin tedarikçiler ve müşterilerle etkileşiminizde oynadığı rolü doğru bir şekilde anlayın. Tedarikçiler ve müşteriler arasında bilgiler nasıl paylaşılıyor? Özel hatlarda (VPN) mı yoksa güvenlik duvarlarıyla mı (Firewall)?
  2. Alınacak uygulamadaki servislerin güvenlik duvarlarını nasıl adreslediğini ve güvenlikle ilgili hangi kısıtlamaların var olduğunu bilgi işlem bölümünüzle birlikte çalışarak bulun. Ürünün kurumsal güvenlik prosedürlerinize uygun özellikleri olduğunu kontrol edin ve gereken ayarları yapın.
  3. Entegrasyon ve özelleştirme gerekliliklerinizin haritasını çıkarın ve bunları ilgili tüm birimlerle paylaşın. Ürünün sunucu uygulamaları ve CRM benzeri sistemlerle nasıl entegre olması gerektiğine karar verin.
  4. Entegrasyon ve özelleştirme için gerekli olan zamanı belirleyin. Destek için ne kadar iç kaynak gerekiyor? Kullanıcıların eğitilmesi ne kadar zaman alacak? Bir Yardım Masası oluşturmak için kimlerin tüm sisteme hakim olması gerekiyor? Bu soruların cevapları kolay ve sorunsuz bir devreye alma sürecine yardımcı olacaktır.

İşbirliği uygulamaları, bir kriz durumunda takımın katılımcıları arasındaki etkileşimin yakalanmasını ve cevapsız kalan sorulara yanıt verilmesini kolaylaştırır. Bu tip bir özelliğin yoksunluğu eposta uygulamalarındaki en büyük problemlerden biridir.

Projelerde hem başarıların, hem de başarısızlıkların içyüzünün anlaşılmasına yardımcı olurlar. Çünkü kullanıcı akışları sayesinde projenin hangi safhasında, hangi sebeple tıkanma yaşandığı kolaylıkla görülebilir.

Bilgi Kurdu E-Öğrenmeİşbirliği uygulamalarının kurumunuza katacaklarını şöyle özetleyebiliriz:

·         Büyük oranda verimliliği artırırlar.

·         İş süreçlerini kolaylaştırır, hızlandırırlar.

·         Çevrimiçi (online) hizmetleri, daha tasarruflu bir şekilde sunarlar.

·         Organizasyonel zekâyı geliştirirler.

·         Kaynakları web tabanlı olarak paylaştırıp, herkesin her yerden, 7*24 erişimine olanak sağlarlar.

·         Bilginin daha iyi bir şekilde dağıtılmasını sağlar ve kolaylaştırırlar.


İşbirliği araçları kişilerin ve organizasyonların karar verme becerisini geliştirirken, bilgi birikimine de katkıda bulunur. Proje planlama ve geliştirme süreçlerini iyileştirir ve takımlar arasında daha işlevsel ve üretken ilişkiler kurulmasına yardımcı olur. Bunların hepsi üretkenliği, iç ve dış ortamlara dair şirketin iş yapışına dair pozitif algıları artırır.

Böylece işbirliği uygulamalarından birini kurumunuzda kullanmaya başladığınızda çalışanlarınız, müşterileriniz, tedarikçileriniz kurumsal bilgilere ve iş yapışınıza dair daha iyi bir anlayışa sahip olmaya başlayacak, daha bilinçli ve etkili karar verme süreçleri yaşayacaklardır. Aynı zamanda kurumsal imajınızı geliştirmiş, işlerinizde verimliliği ve tasarrufu belli oranlarda sağlamış olacaksınız.

Kaynak: Cisco blog, Stylus Systems, çeşitli web kaynaklı makaleler

İnsan Kaynakları Yönetiminde Web 2.0 Uygulamaları Çağı Başladı-İşbirliği Araçları-2

Bir önceki makalemizde günümüz İnsan Kaynakları Yönetimleri, online işbirliği anlamında neler sunuyor konusunu ele almıştık.

Bu makalemizde konuyu biraz daha detaylandırarak, yeni işbirliği araçlarına göz atacağız.

Bilgi Kurdu Kurumsal Portal

Anında Mesajlaşma

İster koridorun öteki ucundaki, ister sanal işyerinin bir parçası olan çalışma arkadaşı ile olsun, anında mesajlaşma (IM), bugün çok büyük bir değere sahiptir. Kimin çevrimiçi kimin çevrimdışı olduğunu görmek ve acil bir konu hakkında anında iletişim kurmak, bugünün yoğun iş dünyasında büyük bir avantajdır. En yaygın olarak kullanılan işbirliği uygulama türü ‘masadan masaüstüne’ yapılan iki bilgisayarın karşılık görüştüğü türdür. Diğer yandan daha karmaşık olanları kablosuz uygulamalara, PDA ve cep telefonu gibi el cihazlarına kadar uzanmaktadır.

Genel kullanıma açık GTalk, Yahoo! ve AOL sohbet araçları gibi araçların yerini kurumsal mesajlaşma araçları almakta ve bunlar, önemli bilgilerin yetkisiz kullanıcılardan uzak tutulması için ekstra güvenlik sunmaktadır. Mesajlaşma araçları iletişim tıkanıklıklarını açar ve farklı yapıdaki bilgi tabanlarını birleştirir, böylece tüm organizasyonun aynı dili konuşmasını sağlar.

Peki konuşma gibi hayli insani bir aktivite nasıl oluyor da böylesine otomatikleştiriliyor? Kişisel görüşmelerde alınan notlar gibi, sohbet oturumlarının kayıtlarının gerçek zamanlı olarak, olduğu gibi tutulması hayli faydalı bir özelliktir. Beyaz tahta uygulamaları ile paylaşımı mümkün kılınan uygulamalar, gerçek zamanlı, sesli ve görüntülü web konferans uygulamaları, “işbirliği” kavramını yeni bir boyuta taşırken, bu hayli insani aktivitenin birebir halini aslında çok ötelere taşıyarak geliştirmektedir.

Web Konferans Araçları

Web konferans araçları, masaüstü ve uygulama paylaşım imkânları sunar ve gerçek zamanlı toplantılar ve seminerler düzenlenmesine yardımcı olur. Eğitim ve müşteri desteği gibi uygulamalar, bu araçların geniş bir şekilde kullanımını ve gelişmesini desteklemektedirler.

Kurumsal Bilgi Portalları – Kurumsal Sosyal Ağlar

Bir şirketin işe yarar bilgileri genellikle e-postalar içinde, masaüstünde ve diğer iç dokümanlardaki düzensiz bilgiler biçiminde bulunur. Bu bilgilerin, geniş alana yayılmış organizasyonel takımlarda kullanılabilecek, etkili bir işbirliği çözümüne dönüştürülmesi artık günümüzde kaçınılmaz olmuştur. Bir kurumsal bilgi portalı, insanların katkıda bulunabilecekleri ve bilgi paylaşabilecekleri, ilişkileri yönetebilecekleri ve işlerini paylaşabilecekleri bir ortam sunar.

Doküman merkezli bir modelden daha dinamik bir işbirliği mantığına doğru geçişle birlikte, bir kurumsal bilgi portalını tanımlayan karakteristikler de değişmeye başlamıştır. Bir kurumsal bilgi portalının en işlevsel bileşenleri içerik yönetimi, kişiselleştirme, uygulama entegrasyonu ve işbirliğidir.

Bilgi Kurdu Kurumsal Portalİçerik Yönetimi Çözümleri

Bir kurumsal bilgi portalı, işbirlikçi üretimi ve içeriğin yayılmasını kolaylaştırır, aynı zamanda büyük hacimli içerikleri ve işlemleri de yönetir. Gittikçe daha da artan bir şekilde de içerik ve doküman oluşturma, dosyaları sınıflama ve paylaşmayla da ilgilenmektedir. İçerik oluşturma ve dağıtımıyla ilgili iş akışları yine aynı sistem üzerinde tanımlanır, yönetilir ve izlenir. İçerik yönetimi uygulamaları, herhangi bir cihaza özel biçimlendirme olmadan kablosuz cihazlara erişimi de desteklemektedirler.

Web tabanlı çalışan iletişim araçları e-postadan anında mesajlaşmaya kadar uzanmaktadır, ancak tüm çalışanlar için uygun bir araç seçmek bazen zor olmaktadır. Kurumsal Bilgi Portalı, tüm bu araçları ortak bir platformda barındırırken, fikirlerin ve bilgilerin kaybolmamasını sağlamak suretiyle bu sorunu çözer. Böylece bilgi oluşturma, saklama ve paylaşımında temel bir rol oynarlar.

Bu tip portallar kişiselleştirme özelliklerine ek olarak filtrelenmiş ve hedefe yönelik içerik de sunarlar; böylece portal üzerinde kullanıcı tarafından özelleştirilebilir bir arayüzü mümkün kılarlar. Kurumsal bilgi portalı aynı zamanda çeşitli veritabanlarından, web sitelerinden ve arama işlemini kolaylaştıran diğer işbirliği kategorilerinden sonuçlar getirebilen arama ve dağıtım hizmetlerini de barındırır.

İçeriksel İşbirliği Araçları

Gartner ve diğer analiz şirketleri, yukarıdaki tüm bu işbirliği ve kurumsal uygulamaları içeriksel işbirliği uygulamaları olarak adlandırmaktadır. Bu araçlar, organizasyonların merkezi bir konumda bulunan CRM uygulamaları ve satış gücü otomasyonu gibi çeşitli uygulamalardan gelen bilgileri paylaşabilmesine ve bu bilgileri depolayabilmesine yardımcı olur. Projelerdeki takımların dosya paylaşımı, ek ve kaynak dağıtımı, anketlerin ve uyarıların oluşturulması gibi ihtiyaçlarını otomatikleştirerek proje yönetimi ve iş akışını kolaylaştırır.

Kullanıcıya, portalı kullanmadığı sırada olup bitenler hakkında bilgi veren uyarılar ve kullanıcı akışları, işbirliği ağını klasik bir portalın ötesine taşırlar.

CRM Uygulamalarıyla Entegrasyon

CRM teknolojileri, müşteriler ve tedarikçilerle iletişim ve etkileşim kuran arayüzü temsil eden müşteriye dönük teknolojilerdir. Organizasyonlar, CRM (müşteri ilişkileri yönetimi) ve SCM (tedarik zinciri yönetimi) gibi çeşitli uygulamalardan gelen kritik bilgileri, diğer işbirliği uygulamalarıyla verimli bir şekilde birlikte kullanmak üzere, ortak bir depolama alanında saklarlar.

Burada önemli olan nokta, işbirliği fikirlerini organizasyonun kültürüne ve ihtiyaçlarına uygun olarak uygulayacak, kullanımı kolay bir platform seçmektir.

Devam edecek…

İnsan Kaynakları Yönetiminde Web 2.0 Uygulamaları Çağı Başladı – İşbirliği Araçları

Yeni insan kaynakları uygulamalarıyla ilgili bu makalemizde şu konularda bilgiler bulabilirsiniz:

Günümüz insan kaynakları yönetimleri, online işbirliği anlamında neler sunuyor?

Günümüz dünyasının yeni işbirliği araçları neler? Yepyeni (web 2.0) belge paylaşma, görevlendirme ve proje yönetimi uygulamaları alternatifleri, geleneksel (web 1.0) e-posta ile bilgilendirme tabanlı, proje ve insan kaynağı yönetim programlarının yerini almaya başladıktan sonra bilgilere erişim ve bilgi yönetimi kolaylaştı.

Dolayısıyla bir organizasyon içindeki üretkenlik seviyelerinde artışlar ortaya çıkmaya başladı. Bu da kurumların önemli ölçüde tasarruf sağlanabilecek alanlara yönelmelerine sebep olmaya başladı.

Bu makalemizde bu kurumsal üretkenliği (veya verimliliği) sağlayan İşbirliği Araçlarına yakından bakarak, temel özelliklerini anlatmaya çalışacağız.

Önemli Başlıklar

  • Çevrimiçi (online ) işbirliği için sanal çalışma araçları
  • Anında mesajlaşma
  • Web konferans araçları
  • Kurumsal bilgi portalları
  • İçerik yönetimi çözümleri
  • İçeriksel işbirliği
  • CRM uygulamaları ile entegrasyon
  • Doğru işbirliği araçlarının seçimi

Bilgi Kurdu İsbirligi AraclarıYahoo! Messenger ya da MSN Messenger üzerinden sohbet artık serbest! İşyerinde çevrimiçi sohbet yapmak eskiden bir tabu sayılırken, şimdi e-postadan sonra gelen standart iletişim yöntemlerinden biri konumunda. Takım üyeleriyle iletişim, bilgi paylaşımı, sanal toplantı programları ile çevrimiçi olarak yapılan toplantılar ve seminerler gibi aktiviteler günümüzde gittikçe normalleşiyor.

Tüm bunlar yeni binyılın işbirliği araçları! E-posta ile birlikte uygulama paylaşımı, zincir tartışmalar ve beyaz tahta, anında mesajlaşma gibi işle ilgili uygulamalar ve diğer işbirliği araçları, günümüzün işyeri anlayışını değiştiriyor.

Neden diye sorabilirsiniz? Neden insanlar yüzyıllardır yaptıklar gibi bir araya gelip konuşmuyorlar? İş projelerinin giderek daha da karmaşıklaştığı ve insanların sanal iş istasyonlarında, binlerce kilometre uzaktan çalıştığı durumlarda, sık sık toplantı yapmak ve konuları tartışmak aşılması gereken bir engel ve zorunluluk.

Günümüzün bu dağınık çalışan işgücü, kızışan rekabet ve azalan ürün ömürleriyle yüz yüze gelmiş durumda. Bu kritik kesişimde, çalışanlar ile iş ortakları arasındaki işbirliği artık bir zorunluluk. İşbirliği araçları, seyahat süresini ve masraflarını çalışma zamanına aktarmak ve karlılığı artırmak için önemli araçlar oldular. İşbirliği ve kurumsal uygulamaları birleştiren entegre işbirliği araçları (kurumsal sosyal ağlar, zengin internet uygulamaları vb.), bir organizasyon içindeki iş akışını daha verimli hale getirebilirler.

Çevrimiçi tartışmalar, aynı yerde çalışan takımlarda bile, bireysel düşünceye ve iç gözlemsel sohbete (elbette gerçek toplantılarda yapılan beyin fırtınasının da kendi avantajları vardır) olanak sağlar ve dolayısıyla takımların yansıtıcı düşünce aracılığıyla değer katmalarına izin verir.

Her yerde ortaya çıkan ve web konferansından, doküman paylaşımına, çevrimiçi (online) toplantı ve diyalogları mümkün kılan bilgi ambarları gibi entegre süitlere kadar uzanan işbirliği araçları günümüzün en önemli trendlerinden biri haline geldi. İş süreçlerinin hem organizasyon içinde hem de dışında düzgün bir şekilde işlemesini mümkün kılmak, bütünlükçü bir iş süreci otomasyonu sağlamaktadır.

İşbirliği Amaçlı Sanal Çalışma Alanı Araçları

İşbirliği araçları tüm boşlukları doldurmaya adaydırlar. İnsanlar, uygulamalar ve organizasyonlar arasındaki her türlü boşluğu.

Dağınık halde bulunan bir takım, aynı yerde bulunmayan ancak belirli projelerde birlikte çalışması ve işbirliği içinde olması gereken bir çalışanlar grubudur. Sanal bir takım tasarlayarak, her birinin ayrı ayrı, projelerdeki performanslarını izlemek bu gibi durumlarda zor olabilir.

İşbirliği araçları, basit sistemlerden karmaşık sunucu uygulamalarına kadar uzanmaktadır. Yeni e-posta tabanlı işbirliği yazılımlarının bazıları, akıcı proje yönetimi ve iş akışı için tasarlanmıştır ve çalışanların faturalandırma, satın alma, harcama raporlama ve proje yönetimi gibi süreçlerde işbirliği yapabilmesine olanak tanırlar. Bu aynı zamanda İnsan Kaynakları Yönetimini de olağan üstü derecede kolaylaştırır.

Proje seviyesinde dinamik takımların oluşturulması, kullanıcılar arasında “anında işbirliğini” kolaylaştırır ve dosya ve kaynak paylaşımı, anket ve duyurular oluşturma gibi işlemlere olanak tanır. İşbirliği yapılarak planlanan projeler, departmanların görünürlüğünü artırır, proje içindeki görevlerini daha net ortaya çıkartır, çözümlerin ve ihtiyaçların projedeki doğru insanlarla paylaşılmasını sağlar, ayrıca raporlama etkinliğini artırır. Kurumdaki işbirliğine bağlı olarak, kurumsal sosyal portallar çalışanların üretkenliğini ve müşteriye dönük ilişkileri geliştirir.

Telefon, faks ve e-posta, işbirliği teknolojilerinin erken örnekleridir. Uygulama açısından sınırlı olsalar da işbirliği anlamında hayli yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Ancak “proje işbirliği” açısından, bilgiye dayalı içerik ve bağlamı, aynı zamanda uygunluğunu korumada o kadar başarılı değiller. E-posta, listserv ve elektronik tartışma odaları gibi birinci nesil çevrimiçi teknolojiler, gerçek anlamda etkili, dağıtılmış takımlar oluşturmak ve birlikte çalışmak için optimize edilmemiştir. E-posta, birebir iletişimler içindir. Tele konferans görüşmeleri ise çok geniş bir ortamdaki görüşmeleri kaldıramaz. Zaten bu araçlardan hiçbiri aslen takım çalışmasını zenginleştirmek için tasarlanmamıştır.

Sanal işyerleri, takım üyelerinin dosya depolamasına, takvimlerini kontrol etmesine ve tartışmalar düzenlemelerine izin verir. Sanal işyeri, şirketlerin yeni projelerini çevrimiçi üretmesini ve mevcut projelerini tamamlamasına olanak veren web tabanlı bir işbirliği ortamıdır.

İşbirliği araçları, dosya paylaşımı ve statik kaynakların paylaşımıyla sınırlı değildir. Doğası gereği çok daha dinamiktir; takvimler, zaman çizelgeleri, planlanmış görevleri ve planlanmamış geçici etkileşimleri içerir. Zaman yönetimi ve proje yönetim yazılımı uygulamaları ile sıkı bir şekilde entegre çalışırlar.

Bu tip web tabanlı işbirliği teknolojileri, organizasyonun ve geleneksel işbirliği yöntemlerinin ötesine uzanır. Farklı coğrafyalarda bulunan katılımcılarınsenkronize bir şekilde birlikte çalışmasına yardımcı olur. Senkronize çalışma, anında beliren fikir ve önerilerin ortaya çıkması için uygun bir ortam oluşturur.

Şimdi gelin bahsettiğimiz işbirliği araçlarından bir kaçına yakında bakalım.
Devam edecek…

Etkin Şekilde Öğrenmek ve Çalışmak

Eğitim ve sosyal öğrenme konularının uzman ismi Harold Jarche, kendi blog sayfasında ilginç bir grafik paylaştı.

Meslektaşı Jay Cross ile birbirlerine önerdikleri fikirleri, basit ama çok şey anlatan bir grafik ile özetlemişler.

Grafiğin ana fikri şu:

“Hem formal (şirketler tarafından işi ve iş yapışı öğreten) hem de informal (kişiler tarafından yapılan) aktiviteler birleşimi öğrenme süreçlerimizi oluşturur. İşleri yapmak için diğerleriyle mecbur olduğumuz için işbirliği yaparız, aynı zamanda da onlarla, istediğimiz için, sosyalleşiriz. Her ikisi de gereklidir. Yine de tüm aktiviteler yönetilebilir değildir.

Grafikteki kırmızı başlıkların, kişilerin kendi inisiyatifleriyle yönetmesi gerekiyor, tabiki bunda organizasyonel desteğin de gerektiğini yadsımamak lazım.”

İş Yerinde Etkin Öğrenme

Kurumsal Sosyal Ağ Yatırımının Geri Dönüşü Nasıl Hesaplanır?

Bilgi Kurdu E2.0Enterprise 2.0, E 2.0 veya bizde Kurumsal Sosyal Ağlar denen kavramlar, henüz ülkemizde pek bilinmeyen yeni nesil kurumsal intranetleri tanımlıyor.

Pek çok kurumun yeni yeni duyduğu bu tip sosyal ağlara yatırım yapacak firmaların öncelikle istediği şey yapılacak yatırımın geri dönüşüdür. Bu geri dönüşü (ROI) nasıl hesaplayacağımız ise apayrı bir konu.

Bu tip E 2.0 yazılım çözümleri üreten Sociacast ekibi çok güzel bir infografikle, yapılan yatırımın geri dönüşünün nasıl hesaplanabileceğiyle ilgili bilgiler paylaşmışlar.

Kurumsal Sosyal Ağ Oluşumu’ndan Avantaj Sağlayacak Şirket Tipleri

İlk Kurumsal Sosyal Ağ müşterileri, en insan-yoğun, rekabete dayalı sektörlerde dağıtılmış (muhtemelen küresel olarak) iş güçlerine sahip büyük ve orta ölçekli (1500+çalışan / 250M USD+gelir) firmalardı. Bunlar, tipik olarak, ileri teknoloji ve telekomünikasyon, finansman hizmetleri, profesyonel hizmetler, medya ve tasarım, eczacılık ve sağlık ve yüksek öğrenim kuruluşlarıdır. Bu işletmeler, koordinasyonu ve hayata geçirilmesinde Kurumsal Sosyal Ağdan yararlanılabilecek bir çok proje ve faaliyet yürütüyor.

Çalışanlarına ve paydaşlarına açık ve net hedefler, amaçlar ve stratejiler ileten şirketler Kurumsal Sosyal Ağı benimsemeye en uygun olanlar olarak karşımıza çıkıyorlar. Zira çalışanlar, kurumsal stratejilere uyum göstermeye, ancak ağırlıklı olarak “danışıklı” veya “müşterek” yönetim tarzlarını kullanan yöneticiler tarafından teşvik edilebilir ve desteklenebilir.
Özetle, akıcı, esnek ve kurumun önceliklerini ve hizmet ettikleri çevreyi ve müşterileri yansıtan bir yönetim yapısı olan şirketler Kurumsal Sosyal Ağkullanmaya en uygun şirketlerdir. Bu tip işletmeler bir açıklık kültürüne sahiptir ve çalışanlarının katılımlarına büyük değer verirler.
Hiyerarşik, komuta-kontrole dayalı yönetimi olan, görevleri, uygulamaları ve çalışanları silo benzeri yapılara tıkıştırılmış, “Sat! Satamıyorsan da anlat!” zorlamasına dayalı bir yönetim tarzı olan ve bilginin paylaşılması değil saklanması halinde güç anlamına geldiğine inanan şirketler ise Kurumsal Sosyal Ağı benimseme olasılıkları en düşük kuruluşlardır. Genellikle bu gibi kuruluşların ya çok az ya da sadece uygulamalar arası entegrasyonu vardır ve teknik beceriler her departmanda ayrı ayrı yinelenir. Görevler arası ekipler daha ender görülür ve teknik bilgilerin ve uzmanlıkların paylaşılması için çok az emek sarfedilir.
Bu tip kuruluşlar, görevler-arası iş süreçlerinin ve iş akışlarının başarının anahtarı olduğu günümüzün rekabetçi, müşteri odaklı iş ortamında gittikçe daha da külüstür hale gelmektedir. Buna karşılık, bu gibi işletmeler birleştiklerinde, bir başka firmayı satın aldıklarında, bir başka firma tarafından satın alındıklarında veya dışarıdan yeni bir genel müdür / ceo getirdiklerinde, gereken kültürel değişimi tetikleyecek mekanizmalardan biri olarak Kurumsal Sosyal Ağa başvurmak için lüzumlu olan enerji genellikle kendiliğinden açığa çıkar.
Bilgi Yönetimi’ne eğimli kuruluşlar da Kurumsal Sosyal Ağa uygundur; zira bu tip işletmeler bilgi oluşturma ve yakalamanın değerini ve stratejik önemini anlamışlardır ve Kurumsal Sosyal Ağ mantıksal olarak bu düşünce tarzının bir sonraki adımıdır.
Kurumsal Sosyal Ağı ilk benimseyen kilit departmanlar, Araştırma-Geliştirme, Pazarlama ve Müşteri Destek departmanlarıdır. Kurumsal Sosyal Ağın uygulanabilirliğinin en düşük olduğu şirket bölümleri ise İdare ve Finans, Risk/Uyumluluk Departmanları gibi daha katı yapılara sahip ve bağımsız departmanlardır.

Kaynak: Gerry Brown – 20.10.2008

Başarılı İşletmelerde Hiyerarşik Örgüt Yapısı Ve Kurumsal Sosyal Ağ Çalışma Uygulamaları

Günümüzün en başarılı işletmeleri çevik oldukları kadar, hızla değişmekte olan küresel iş ortamının gereklerini karşılama ve bunlara anında reaksiyon gösterme becerisine de sahip. Geleneksel yönetim teorisi, madencilik ve tarım gibi değişim seviyesi düşük endüstrileri tutarlı endüstriler; ve BT ve Telekomünikasyon gibi yüksek derecede değişim ve yoğun bir rekabet içeren sektörleri ise tutarsız endüstriler olarak tanımlıyor.

Değişim oranı düşük endüstriler (madencilik gibi) geleneksel olarak nesilden nesile pek az değişim gösteren daha katı ve mekanik bir örgüt yapısını seçiyor. Değişim oranının yüksek olduğu sektörler (telekom gibi) ise sürekli değişen ve çevresel değişimlerle şekillenen daha organik bir yapıyı seçiyor.
Oysa gerçekte, günümüzde tüm endüstriler artık daha az öngürülebilirlik ve daha fazla çevresel değişim oranına sahip olduklarını itiraf ediyor. Tutarlı endüstriler bile gittikçe tutarsız hale geliyor ve çevik, esnek ve “hazırcevap” örgüt yapıları ile BT ve Telekomünikasyon sektörlerinin başarısını taklit etmeye ihtiyaç duyuyor.
BT ve Telekomünikasyon kuruluşlarının, Kurumsal Sosyal Ağı çok daha erken dönemde benimsemiş olmaları pek şaşırtıcı değil. Küresel rekabetin her geçen gün arttığı Darwinist ilkelerle işleyen bir iş dünyasında, uzun vadede sadece hızla değişen çevresel koşullara uyum sağlayabilenlerin hayatta kalabileceği çok açık.
Köklü ve geleneksel çalışma kültürüne sahip yüksek derecede yapısal ve hiyerarşik kuruluşlar değişimin yönetilmesinden ziyade, yönetimi kolaylaştırmak üzere tasarlanmıştır. Bunlar genellikle dağınık, bağlantısız iş güçlerine sahiptir. Bu kuruluşlar, sinerji yaratmak ve fikirlerin ve faaliyetlerin departmanlar arasında çapraz üreme yoluyla yayılmasını sağlamak amacıyla, örgütsel yapıları içerisinde bilgi ve veri alışverişi için daha yerleşik bir esnekliğe ihtiyaç duymaktadır.
Silo tipi departmanlardan oluşan bir işletme anlayışı departmanlar arasında işbirliğine ve katılıma çok az olanak tanır ve bu tip departmanlar sıklıkla kaynak oluşturmak ve övgü toplamak için faal olarak birbirleriyle yarışır. Geleneksel yukarıdan-aşağı/aşağıdan-yukarı yönetim yaklaşımı çok yavaş ve kullanışsız olduğu gibi, müşteri ihtiyaçlarının da gerisinde kalmaktadır. Kurumsal Sosyal Ağ, örgütsel çevikliği artırmak için bu engelleri ezip geçmenize yardımcı olacaktır.

Kaynak: Gerry Brown – 20.10.2008

Kurumsal Sosyal Ağların Faydaları

Kurumsal Sosyal Ağ kavramı, faaliyete/etkinliğe ve bunlara ait verilerin yakalanmasına dayalıdır. Çalışanların fiilen neyin üzerinde çalıştıkları, veya -duruma göre- çalışmadıkları konusunda daha net ve kapsamlı bir görüş kazandırır. Bu sistem, faaliyetleri ve kurumsal içeriği derinlemesine inceleyebilme kabiliyeti sağlar.

Bilgi Kurdu Sosyal Öğrenme Platformu - Pek Yakında!Kurumsal Sosyal Ağların hedefi, fikirleri ve bilgileri paylaşmaktır. “Ne yapmalı?” sorusuna cevap verir ve kurumsal hedeflere giden yoldaki kişisel performansları ve katkıları ölçmek için nesnel bir yöntemdir. Sistem, kişisel değerlendirmede iş başarısına yönelik katkıları ölçmekte kullanılabilen nesnel bir kayıt sağlayarak, kişinin yaptığı işin çevresini saran öznelliği ortadan kaldırır.

Kurumsal Sosyal Ağlarda isimsiz faaliyetler iyi bir şey değildir, zira görünür katılımlarda bulunmak önemlidir. Ana fikir, daha az politika ve kurumsal oyun, buna karşılık daha fazla sorumluluk ve şeffaflıktır. Kurumsal Sosyal Ağ çalışanlara bu sayede güven verir. Kurumsal Sosyal Ağın sağladığı gerçek zamanlı başlıklar ve tüm işletme çapında katkıya dayalı faaliyet hiyerarşileri sayesinde, belli bir konu başlığını çevreleyen fısıltılar kolaylıkla görülebilir.

Kurumsal Sosyal Ağlar, günümüzde çoğu yöneticinin zihnini meşgul eden e-posta dağıtımlarını ve e-posta yönetimini de toptan ortadan kaldırabilir. Kurumsal Sosyal Ağ kullanıcıları işlerini daha iyi yapmalarına yardımcı olabilecek kişilere ve kaynaklara yönlendirerek onlara rehberlik eder. Kurumsal Sosyal Ağ, kurumsal iletişimi daha iyi hale getirmek ve çalışanları bulup bağlantıya geçirmek için fikirlerin departman sınırları boyunca uçtan uca -çiçekler gibi- çapraz üreme ve polenler gibi yayılmasını teşvik eder.

Kurumsal Sosyal Ağlar, özellikle farklı coğrafyalardaki ve farklı görevlerdeki çalışanların verimli bir etkileşim kurmalarının zor olduğu, büyük ve dağıtılmış kuruluşlar için çok uygundur. Başarı için kritik kitleyi ve kullanıcı katılımını kazanmak, topluluklara yatırım yapmak, kullanıcılar tarafından yönetilen kategoriler belirlemek ve doğru insan gruplarını katılımda bulunmaya çağırmak gerekir. Kullanıcılar Kurumsal Sosyal Ağın, ağ oluşturma kabiliyetlerini, topluluk ve katılımcı oluşumunu artırdığını, paylaşma eğilimlerini yükselttiğini ve daha kaliteli ve daha çabuk karar alma yeteneklerine destek olduğunu bildirmektedir.

Yüz-yüze görüşmeler ve olaylar ortadan kalkacak değil elbette ama bunlar da artık en önemli meseleler önceden tartışılabildiği için daha verimli olacaktır. Aynı serbest kıyafetler ve esnek çalışma saatleri gibi, Kurumsal Sosyal Ağlar modern yaşam ve modern düşünceye daha uyumlu, farklı bir çalışma tarzını yansıtıyor.

Bu sayede Kurumsal Sosyal Ağlar, ofisler için bir kültür devrimi teşkil ediyor. Henüz bu devrim tamamlanmadan, çok yakın gelecekte bu kavram yerini Kurumsal Sosyal Öğrenme ve İşbirliği Platformlarına bırakmaya hazırlanıyor.

Açıklayıcı bir sunum için: http://www.slideshare.net/janehart/using-elgg-as-a-social-learning-platform

Devam edecek…


Bir Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağı Nelerden Oluşur?

Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağları bloglar, Wiki’ler (sözlükler) ve sosyal ağ oluşturma siteleri gibi kişisel iletişim platformlarını alır ve bunları iş çevresi için biraz daha formal kullanılabilir hale getirir. Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağ kuruluşların çalışanlarını, fikirleri ve becerileri konusunda birbirleriyle konuşturmalarına yardımcı olur. Bu her seviyeden çalışana söz hakkı tanımak, önemli bilgilere erişim sunmak ve kendilerini değerli hissetmelerini sağlamak anlamına geliyor. Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağ kuruluşların verimliliklerini artırmalarına yardımcı oluyor, yenilikçiliği teşvik ediyor ve çalışanların memnuniyetini artırıyor.

Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağ kelimesinin yerine, Harvard İşletme Okulu’ndan Profesör Andrew McAfee’nin MIT Sloan Management Review dergisinde yayınlanan ve yeni ufuklar açan makalesi “Enterprise 2.0: The Dawn of Emergent Collaboration” (İşletme 2.0: Yeni İşbirliğinin Doğuşu)’da kullandığı “İşletme 2.0 – Enterprise 2.0 – E 2.0” terimi de kullanılabilir. İşletme 2.0, Tim O’Reilly’nin 2004 yılında ortaya attığı müşteri-odaklı popüler “Web 2.0” teriminin iş dünyasındaki karşılığıdır.

Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağın kalbinde yatan kilit kavramlar “işbirliği ve katılım”. Bu, insanların ortak sorunlarını çözmek için birlikte çalışmaları ve insanların fikirlerini, bilgilerini ve deneyimlerini paylaşmaları anlamına geliyor. Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağ başlığı içinde “sosyal” kelimesinin geçmesinin sebebi, bu kavramın, örneğin salt bir iş sürecini yürütmek yerine, insanların ne yaptıkları ve nasıl etkileşime geçtiklerine odaklanması.

Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağ güçlü bir gerçek zamanlı işleyişe sahip ve dolayısıyla da, geçmiş verilerin analizi yerine, mevcut işletme ve piyasa koşullarına karşı hazır bulunmaya ve hızlı tepki vermeye dair öğeler içeriyor. Geleneksel uygulamalar bir süredir piyasa araştırmalarında kullanılıyor, ancak müşteri hizmetlerinde ve destekleme çalışmalarında, araştırma-geliştirmede ve işletme çapında çoğu özel durumda, birçok yeni uygulamalar da ortaya çıkıyor.

Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağ ekseninde başta “eşyaratım (cocreation)”, “ortak akıl (collective wisdom)”, “kalabalıkların aklı (wisdom of crowds)”, “müşterek istihbarat (collective intelligence)”, “açık yenilik (open innovation)” veya “kitlesel dışkaynaklılık (crowdsourcing)”, “katılım ağı (participative web)” ve “BT işlevselliğine yönelik kullanıcı merkezli bir yaklaşım” olmak üzere, birçok yeni terim şekilleniyor.

Devam edecek…

http://www.bilgikurdu.net/insan-kaynaklari/sosyal-ogrenme-platformu_urun-detayi/

Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağları

Tüketici piyasalarında MySpace ve Facebook gibi araçlarla göz kamaştırıcı şekilde büyüyen sosyal ağ oluşturma kavramı, günümüzde sosyal ağ oluşumu ile ilgili yeni fikirler ve modellerle, kurumlar tarafından da değerlendiriliyor. İşte “Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağ” oluşumu (Enterprise Social Networking) tam bu noktada devreye giriyor.

Ne var ki “Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağı”, iş konularında pek de doğru bir isim değil. Zira bu kavram, çalışanların daha az iş yapıp iş saatlerinin daha büyük bir kısmını sosyalleşmeye ayırmaları, dolayısıyla da kişisel verimliliklerinin düşmesi şeklinde anlaşılıyor.

Gerçekte ise durum bunun tam tersi. Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağı, personelin daha verimli etkileşimde bulunması, yararlanılmayı bekleyen organizasyon kaynaklarının belirlenmesi ve işletme hedeflerine ulaşmak için işbirliği ve katılımın sağlanması için gereken araçları sağlıyor. Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağının “sosyal” çağrışımının dayanağı, insanların insanlarla iletişim kurmalarını konu edinmesi.

Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağ insanların şirket departmanları veya ülkeler yerine yine insanlarla konuştukları insan-merkezli bir kurumsal kültür için merkezi bir sorumluluk üstleniyor. Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağı kullanan çalışanlar “hiyerarşik” boyutta düşünmek yerine, “topluluk” boyutunda düşünmeye başlıyor. Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağ, büyük ve karmaşık yapıya sahip işletmelerin verimliliklerini artırmalarına, yeni fikirleri desteklemelerine ve personel memnuniyetini ve kalıcılığını yükseltmelerine yardımcı olan bir işbirliği, katılım ve açıklık kültürüne destek veriyor.

Yakın tarihli bir AIIM (http://www.aiim.org) çalışması, Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağ uygulamasını benimseyen kurumların kilit hedeflerinin:

  • İşbirliği ve katılımı artırmak,
  • “Bildiklerimiz” konusunda bilinç kazandırmak,
  • Çabukluğu/yanıt verme becerisini artırmak,
  • İletişimi hızlandırmak,
  • Yenilikleri ve pazara sürüm süresini daha iyi hale getirmek,
  • BT maliyetlerini azaltmak,
  • Ve insanların sağladığı aracılık hizmetlerine ivme kazandırmak olduğunu gözler önüne serdi.

Söz konusu rapor, ayrıca Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağlarının çok yaygın olarak ve özel uygulamaya yönelik şekilde benimsendiğini de gösteriyor. Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağları, bugüne kadar Yazılım Hizmeti tedarikçilerinin verdikleri makul fiyatlar ve Açık Kaynak olanakları sayesinde tekrarlanan ve organik bir bazda satın alındığı için, stratejik bir yaklaşım gerekli görülmüyordu. Bu yüzden bu olanağı kurumsal çapta kullandıklarını bildiren işletmelerin oranı sadece %5’tir.  Ancak günümüzde Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağ da artık genel stratejinin bir parçası olarak algılanıyor ve araştırmaya katılanların üçte biri, hedefi olan bir Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağ stratejisi oluşturmuş durumda.

Kuruluşların, rekabet güçlerinde fark yaratan bir unsur olarak öğrenim ve bilgilerini daha yüksek seviyelere taşımak için bir Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağ stratejilerine ihtiyaçları var. Liderliğini korumak ya da liderliğe oynamak isteyen kuruluşlar, bu yeni paylaşım, işbirliği, öğrenme, katılım ve yenilik yaratma kültürünü kucaklamak zorunda. Bununla birlikte, Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağlarının asıl etkisi, “geniş kapsamlı uzmanlık”la kullanılmasından geçiyor; zira, işletmeler iş ortaklarını ve müşterilerini de bu ortama dahil edebilmek için bu tip  sistemlerini “güvenlik duvarının dışına” taşıyor. Bu bağlamda, tüketicilere yönelik sosyal ağ oluşturma araçlarının çalışma ortamlarında da yayılması için Kurumsal Sosyal Paylaşım Ağlarının benimsenmesi yönünde hem yukarıdan-aşağıya stratejik etmenler, hem de aşağıdan-yukarı bir heves var.

Devam edecek…

Post Navigation